hım hım.

sinemacılarımız tipografi konusunda eğitim almalılar. (bkz. kubrick/futura)
bir sahneyi birkaç kez çekmekten çekinmemeli, aksine, mükemmel olduğuna inandıkları bir kareyi bile tekrar tekrar çekmeli çektikten birkaç gün sonra ise egolarından ve monitörden uzaklaşıp bir kez daha izlemeli, öyle karar vermeliler seyircilerinin karşısına hangisini çıkaracaklarına.
en kötü amerikan filmlerinde bile, en kötü oyuncularla çekilenlerinde bile o filmlerin, artık oyunculuk hataları, ikilemeleri ve teklemeleri göze batmayan haller olmuşlardır. bizimkiler belki de ekonomik engellerden, ki çağan ırmak'ın durumunda bence ekonomidense egodan bahsedilmeli, bunu bir türlü başaramamaktalar.
kostümler konusunda da daha seçici olmalarını, bu işten anlayan birilerini işe almalarını öneriyorum. başrol oyuncusu mimar sinan mezunu ve galatasaraydaki gayet zevkli dükkanında kendi tasarımlarını satan kıza kuştepe gençliğinin pek sevdiği, terkos gözdesi baggy jeanler giydirmemeliler. biraz etraflarına bakmalılar birisini işe almıyorlarsa.
ayrıca o kız hiç de zayıf değil.
herneyse, ben yine de biraz duygulandım filmin sonunda, buna engel olamadım, ama sonuçta: insanları ağlatmak en kolayı değil midir zaten?
cemal hünal'ın oyunculuğu, jenerikte kullanılan fontlar ve çağan ırmak'ın her filminin başına iliştirdiği filmin kimin elinden çıktığına dair notlar, başrol kadınının kostümleri ve dili dışında fena değildi. iki başrol oyuncusunun yaşadıkları evler ve karakterlerine uygunlukları da doğru seçimlerdi. habitattan bir sürü kupa almış olduklarını da farketmemem olmazdı, mesleğim sonuçta. annenin hali tavrı da gayet gerçekçiydi. sadece neden uçakla gelmediğini bir türlü anlayamadım. bu konuda hiçbirşey denmemesini hele hiç! yani: annecim neden uçağa binmedin de bunca saat yollarda helak oldun! gibi. kadın ta tarsustan gelsin sen hiç ipleme. neyse.
evet müzikler de güzeldi. sanırım en güzeli müziklerdi. ama hayır, 45lik öyle bir yer değil. kandırma bizi çaça.
yok artık! comic sans'la yazsaydınız bari. tövbeee. bu saturasyon durumu da nuri bilge vs bir istanbul masalı.

No comments: