bir bok. bir minik bok taneciği.


işte burda. sayın james franco 'never been kissed' isimli filmde de minik bir role sahipmiş. karşılaştığımıza çok memnun oldum doğrusu.
bir de şu jamesin yanında parmağını bir hemşire gibi dudaklarına dayamış olan çocuğu öldürmekle bir lağım çukuruna kafasını bir süreliğine bastırmak arası vahşi duygularım var, engel olamadığım.

ve işte yine seventeen. gururla doluyor içim.
neyse işte ben de bu akşam gidiyorum artık bodrum sularına. gerçi sulara kavuşmam, uçak düşmediği sürece, yarın sabahı bulacak, ama sabrım var. hem ne güzel çürüklerle dolu vücudum. desenli ve alımlıyım.
bir yandan da berlin bileti almaya çalışıyorum. başka bir yandan da içim kan ağlıyor. sıkıntım dorukta. deniz havası iyileştirir belki beni.
rita napıyodur acaba şimdi? rita konusunda da çok hüzünlüyüm zaten. keşke hep yanımda olabilse.
neyse.

3 comments:

dear june. said...

ben de seninle berline gitmekistiyorum. bana tarihileri soyler misin donunce acaba. dizin cok mu morardi. :(

yapboz said...

ben de seninle aynı mesleği icra etmek istiyorum.

deniz said...

buz patencilik mi?