francesca johnson & robert kincaid





sineklerden mi yedigim cikolatalardan mi bilmiyorum bi yerlerim(ayaklarim) hep kasiniyorlar. kasiniyorrrrlar. neyse. bugun aklima bir anda the bridges of madison county geldi. indiriyim dedim. cabucak inmis. pit diye nerdeyse. bi an fake heralde bu dedim, ama sonra baktim ki masallah gayet etli butlu, tertemiz. yine ilk anindan basladim aglamaya. hafif ama. yani oyle hungurdeyerek diil(hah! bu durum degisti sonra, araba sahnesi geldi, mutfak sahnesi geldi, robertin kitabi geldi, hersey degisti). o filmi bu eve ilk tasindigimizda kiralamistik. vhs. cunku o zamanlar ne asansorumuz vardi ne de kablolu tv. bayagi uretken ve okuyarak gecen guzel zamanlardi. sonra neyse ki o kazandigimiz tum vakti yeterince kaybettik. iste o zaman da ben cok aglamistim, yani o zaman hakkaten cok aglamistim. simdi tekrar izleyince meryl streep'in gercekten cok sahane oldugunu dusunuyorum. yani oyle italyan ki. elleri kollari oynuyo boyle. aksani zaten sahane. iste simdi biraz hitchcockian frames from it.

ufff. hiçkok filan diil. aman yaa. of ya. cok acayip ya. aaayh. yarin sabah yine bir kurbaga gibi uyanacagim. evet.

No comments: