biraz nostalji zamani simdi.
ustume aldigim ve yerine getiremedigim gorevler var. bunlardan bir tanesi de iste su an yapiyor gibi oldugum sey.
'once' once upon a time i could loose myself.
ne hatirliyorum... gayrettepedeki evden cikip otobus duragina yurudugumu hatirliyorum. yoldaki yagmur sonrasi sumukluboceklerini. arabacida calisan sapik temizlikci adami. tam olarak o noktayi hatirliyorum. hafif soguk ve gri kis gunu/leri ve kislaonu otobus duragi.
even flow'u sevmezdim ben. sonra bi cok insanin favorilerinden oldugunu duydum. benim favorim olamadi.
o album kapagini cozmeye ne kadar ugrastigimi ve ne kadar sevdigimi de hatirliyorum. simdi bakiyorum da pearl jam eddie wedder in yuzu disinda pek de gorsel bi grup olamamis. nirvana tum o 'rüküs'luugun icinde mesela, belli bi zevke, gorsel bir dile ve bir armoniye sahipmis.
yapmadigim isim ya gorsellik, kendimi bu konuda konusaibilir goruyorum. ama nolur birakin biraz konisiyim, belki acilirim konustukca.
alive... jump. hah.
ben mike in penasini yakalamistim konserde. ama begendigim cocukla konusma cesaretim olmadigindan kendi kendime cok kizgin ve genel olarak da uzgun takilmistim, zaten konser sirasinda da herkesleri kaybetmistim ki her konser oyle olur bana zaten. is somethin wrong she said.
well to me there is something wrong, sacimi buyuk bi inatla kestirdim, yani onune kakul koydurdum...
ah francois,
ah mademoiselle hardy...

iste ona benzemedim. ustumde cizgili tshirt olmasina ragmen hem de. belki de takma kirpik takmaliyim. belki de burnumu yaptirmaliyim.
black. hay allahim o ne guzel fade in'dir oyle. fade in mi denir ki ona. cikis fade out sa giris de fade in olmadilir diye dusundum. bu blogta boyle kardesim. ya sev ya terket.
king jeremy.
sorfcu olmak isterdim. yani her sabah icimde kopekbaligi korkusuyla okyanusa acilmak cok hos olabilirdi... ciddiyim. yani iyi olduguma oyle inanmis bi sorfcuyum ki kopekbaliklari beni sadece hayranlikla izleyebilir ve bir fok baligi oldugumu dusunmezlerdi. oyle olurdu yani.
albumun sonuna geldik artik.
2046.
9 comments:
oy! sen porl cemle mi ugrasiyorsun. wikipedia translation :) yardiöm lazim mi abla. haberimiz olsun ona gore.
ya niye olmadi olmadi diyip duruyosun. yollasana bi fotonu gorelim. bence cok da super olmustur. ben seni hardy'ye benzettigim icin zaten oyle soylemistim.
bugun ne guzel bir pazar yahu. yaz gunu gibi masallah. yani cok acayip. kuresel isinmayi bayagi ciddiye almak lazim. saka gibi ya. insanlar sahilde sortla geziyor idi.
ben onlarin "thin air"ini de cok seviyorum.
There's a light, when my baby's in my arms.
There's a light, when the window shades are drawn.
Hesitate when I feel I may do harm to her.
Wash it off cause this feeling we can share.
And I know she's reached my heart in thin air.
Byzantine is reflected in our pond.
There's a cloud, but the water remains calm.
Reaching in the suns fingers clutch the dawn to pass.
Even out, it's a precious thing to bear.
And I know she's reached my heart in thin air.
Yes I know she's reached my heart in thin air.
It's not in my past to presume.
Love can keep on moving in both directions.
How to be happy and true is the quest we're taking on together.
Take it on, on, on, on, on.
Take it on, on, on, on, on.
There's a light when my baby's in my arms.
And I know she's reached my heart in thin air.
And I know she's reached my heart in thin air.
And I know she's reached my heart in thin air.
Yes I know she's reached my heart.
your blog is bloke:)
hadi bakalim...
çok güzel bi radyo dinliyoruz
arka arkaya öyle güzel çalıyo ki
KCRW music diye californianmış. bakınız türkçe karakterlerime. im not home. not my home. at least.
hav gerçekten aşırı güzel.
asiri guzel ve ben bogazicindeyim. dusun yani. boyle cimenler falan. ama bilgisayarimin pili bitiyor. su kenardaki gerzolar da gitmedi ki, fise taksam. :)
subat basina sarktim ben!! ama geliyorum, kararliyim!!!
:)
kkssshhhttt de onlara. gitsinler. gicik etmesinler adami.
aaa. olsun. geliyosun ya. calis derslerine kizim. gunu gunune. yapi taslari. annemden inciler.
inanamiyorum ya. tam 3 saat gitmediler. ben de kitap okudum. aslinda fena olmadi. sonra bi koreli cocuk geldi. yaninda uclu piriz!!! insanlar biliyor islerini. sonra gitti sordu ordaki gicik tiplere. ben sunu sokayim da hepimiz faydalanalim dedi. akilli koreli iste. neyse ben de oley dedim sevindim. birini o gerzolar, birini koreli, birini ben kullanirim sandim. derken koreli iki laptop acti. ohaaaa dedim. yine pilsiz kaldim. yuh yani. bir insan evladi niye iki laptopla gezer ya. ya. yaaa.
oha
hakakten yani
yani gezmesin evde calissin o zaman.
insanalr cok ciddi olusumlarin icindeler sanirim, beni asiyolar cok fena.
Post a Comment